Ziyaretçi Defteri
Hey, that's a clever way of thinking about it. Gönderilme tarihi: 14 Ocak 2012, 07:09
bidaha bidaha olmasin akp iktidar, yaptilar yapacaklarini, vaad edipte yapilmayanlarda kalsin, toplumsal cöküs, bagnazlik kol gezinirken istemem bi daha akp iktidari, ne kadar cok oturursa o koltukta firavuna dönecek sonra, kolay degil ülke yönetmek siz cok yönete yönete yiprandiniz artik, sagliklida düsünüp hareket edemez oldunuz, menfaatciligi, yandasciligi, en korkuncu elhamdülüllah müslümanim diyen sahtekarlarla doldurdunuz, cikin bi disarida, tekrar ülkeye giripte bakin yaptiklarinizi, ne kadar dogru isler yaptiniz? Gönderilme tarihi: 17 Aralık 2011, 22:19
Solaklı olaylarını şiddetle protesto ediyor, kınıyorum!.. Trkayalı, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı, Türk toplumunun bireyi olarak Solaklılıların yanındayım... Gönderilme tarihi: 05 Kasım 2011, 00:51
Görele soL haber çizgisi;her görüşten yazar kadrosu ile insan,doğa ve emek eksenli olarak sürdürülmektedir. Gönderilme tarihi: 18 Mayıs 2011, 05:12
inşalah.yayınlarımız giresunumuza yakışır bir şekilde olur Gönderilme tarihi: 15 Nisan 2011, 19:44
Nerden nasil baslayacagimi cözemedim bir türlü.AKP den sikayetci olan,yönetim tarzini begenmeyen insanlarin bu partiden millet vekili aday adayi olmalarini yadirgadim. Yoksa söylemi düsündünüz; Ulan anasini satayim bu parti önümüzdeki secimde iktidara kesin gelir.Siralamaya girer secilirsem ne ala;eger secilemezsem hic degilse parti ileri gelenlerine bende sizdenim,bende bu partidenim,beni artik baska partili sanmayin demis olur gözlerine girerim.Bakarsni su makama tayin ederler,Belki iyi bir ihale kopara bilirim,Cocuklarimin tayini,mayini var kimisi issiz yakin olmak faydali olur diyemi düsündünüz. Yoksa hele bir secileyim o zaman neler yapa bilecegimi cümle aleme gösteririm diye düsünüyorsaniz,issizlik bitecek,Ülkemiz sanayi hamlesine baslayacak,Kültürümüzdeki yozlasma ve kokusma düzelecek,ciftcimiz köylümüz emeginin karsiligini alacak gibi herkesin söyledigi yuvarlak laflari etmeden nasil yapacaginizin ip uclarini verin kisa bir sürede olsa tatli hayalini kuralim.Cünkü Politikanin yalan;politikacinin yalanci oldugunu artik ögrendik. Madem bu ise soyundunuz bizim köye derekusculuyada bir cikin kömür,seker inekler icin küspe götürün.on tane oy var orda diye tenezül etmiyorlarmis kimse onlara. Bir sözde vatandaslara kisisel cikarlariniz icin vatana ihanet etmeyin.Kalin saglicakla. Gönderilme tarihi: 27 Mart 2011, 13:30
KONTUGERİLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI REVİZYONİSTLER! Kendilerini "Komünist" olarak niteleyen konturgerilla emperyalizmin sadık uşağı MLKP hırsızlıkla ele geçirilen düşüncelerimi kendi düşünceleri gibi lanse ettiler..Sanki kendileri düşünerek üretmiş gibi gösterdikleri, düşüncelerimi revize ederek ifşa ettiler.İşçi, emekçileri, gençliği ve köylüleri kandırarak, sanki kendileri düşünebilen ve üretebilen bir çeteymiş gibi göstermeye çalışıyorlar.Bu konturgerilla emperyalist cetenin yaptığı hırsızlık sayesinde, bana ayit olan Marxist düşünceyi, konturgerilla emperyalizm çetesinin revize ederek idealislestirdiği yaklaşımla bütün dünyaya yalan rüzgarıylan kendi düşüncesi gibi sunan pervasızlar kendileri tek başlarına düşünce geliştirmekten yoksun olduklarını pespaye çaresiz biçimde, bir başkasının düşüncelerini, sahtekar konturgerilla emperyalizmin kendi beceriksiz "felsefeci" olduğunu söyleyen düzenbazlara hazırlatıp kamoyuna sundular.Bana ayit olan Komünistlerin İki enternasyonal anlayışı olmalıdır.Revize ederek kıtasal komiteler oluşturmalıyıza revize ettiler.Sahtekar konturgerilla emperyalizmi ve uşakları bir care durumda didine durdukları için başkalarına ayit olan düşünceleri kendi düşünceleriymiş gibi gösteriyorlar. KOMÜNİSLERİN İKİ ENTERNASYONAL ANLAYIŞI OLMALIDIR! Kendimize sorular sorarak başlayabiliriz.Neden Komünislerin iki enternasyonal anlayışı olmalıdır.Burda hemen şu soru akla gelecektir.Marxın ortaya koyduğu anlayış komünistler için yeterli bir yaklaşımdır.Bizler var olan enerjimizi bunun için sarfetmeliyiz.Ayretten bir antifasist, antiemperyalist enternasyonal anlayışına ihtiyacımız yok.Bunun yerine enerjimizi Marxın ortaya koydugu anlayışı güçlendirmeliyiz, diyenler çıkacaktır. Şunu görmek gerekiyor.AB ilk kurulduğunda, Almanya, Fransa, İngiltere eksenli bir örgütlenme biçimiydi.Gün geçtikçe genişleyip, büyüdü.Bu gün ise 25 ülkeden oluşan bir yapılanmadır.ABD emperyalizmi dünya ekonomisine egemen olmak isterken, ortaya Irak, Venezuela, İran ve Sudi Arabistan arasında petrol anlaşması, OPEC gerçekleşmesiyle, ABD’nin dünya ekonomisine egemen olma isteği, böyle giderse suya düşecek duruma geldi.ABD emperyalizmi buna izin vermeyeceğini, Venezuelada ABD yanlılarının darbe girişimiylen ifade etti.Aynı zamanda Irak işkaliylen, OPEC anlaşmasına müsade etmeyeceğini somut bir biçimde ortaya koydu.Bu işkal esnasında, avrupanın her ülkesinde yarım milyon işçi ve emekçinin yürümesi avrupa emperyalizminin, yatağa girer girmez kabus görmeye başlıyor.Bu kabus, avrupa emperyalizmine, bu konuda önlem seferberliğine soktu.Bundan kaynaklı yeni bir örgütlenmeye giderek, avrupa çati örgütü kurdu.Avrupa çatı örgütünün aldığı kararları 25 avrupa ülkeside uygulamak zorunlu kıldılar.Oluşturulan avrupa çatı örgütü hemen kendisine pilan oluşturmaya girişti.Avrupa işçi ve emekçilerinin yaşam sınırlarını düşürerek, avrupa işçi ve emekçilerini kendisine döndürerek politik gelişmelerden uzak tutmayı hedefliyordu. Bundan kaynaklı Almanyada, agenda 10 ve harz yasalarını oluşturdu. Fransada sarkozi yasasını hayata geçirdi. İsviçrede, bıloşur ve emeklilik yasalarını devreye koydu. İngiltere ve Hollanda'da faşistleşmiş yasalar işleyişe koydu. Bu biçimle işçi ve emekçileri gelecek korkusuna sokarak, gelecek peşine koşturan bir yığın haline getirmeye yöneldi. Emperyalizmin bu beklentisi, montag demo (pazartei eylemi), Bochum OPEL işçilerinin işyeri işkaliylen gelişen ve 9 ülkeye yayılan eylemler, Mersedes işçilerinin otoyolu işkali, Pariste geliştirilen bir uyarı gırevine 100 binlerce işçinin katılması sağlandı. İtalyada 500 bin işçi ve emekçinin katıldığı grevin avrupada yükselmesi, emperyalizmi uykusundan çığlık çığlığa uyanmasına neden oluyor. Emperyalizmin gördüğü kabuslar gün geçtikçe çoğalmaya ve hız kazanmaya devam ediyor. Emperyalizim yatağından uzak duruyorki kabusları ona kap kırizi yaşatmasın, yaşama uykusuz devam ediyor. Ama emperyalizm ne yaparsa yapsın kabusları gündüz vakti bilen emperyalizmi rahat bırakmıyor. Neoliberal saldırıların göçmen ve yerli işçi, emekçilerin bir balon gibi şişmesine neden oluyor. Şişen bu balon Pariste patladı. Emperyalizmin ırkçı saldırısıylan, neoliberal saldırısı birleşince, paris banyolleri savaş alanına döndü. Paris fabrikalarının savaşa dahil olmayışı ve derimci önderlikten yoksun oluşu, gelişen hareketin hedefsiz olarak görmek ve değerlendimek gerekiyor. Gelişen hareketin olumluluğu ise lokal olmayışıdır. Belçikaya ve Almanyanın, Berlin, Köln kentlerine sıçramasıdır. Burdan bile baktığımızda, Antiemperyalist, Antifaşist enternasyonalin toplantılarında yürüteceğimiz tartışmalarlan, Pariste gelişen harekete müdahle ederek sınıfsal bir konuma taşıyabilirdik; diğer avrupa ülkelerine taşıyarak emperyalizm karşı mücadeleyi doğru temellerde yönveme şansına sahip olurduk. Böyleliklen sosyalizmin pırestijini güncelendirerek yükseltiriz. Bu gelişme Antiemperyalist, Antifaşist enternasyonalin eksikliğiylen, müdahle gücümüzü zayıflaştırmıştır. Aynı zamanda gelişmesi yönündeki yönlendiriciliğimizi boşa çıkarmıştır. Buda gelişmeyi sınırlamıştır.Hemen şu soru gelecektir akıllara, niye kominist enternasyonal değilde, Antiemperyalist, Antifaşist bir enternasyonal ön pilana çıksınki; 18 yy. Giderek bu soruya, Marxın ve Engels'in yaklaşımından yanıt verelim.18 yy. Marx ve Engels, çalışmalarını ilerici güçler içinde yürüterek kominist enternasyonali kurdular. Hemen şunu söyleyeceğiz; 18 yy. 21'ci yy. Aynımıdır'ki, oradan yanıtlıyoruz.18 yy'da komünist örgütler yoktu; bunu nasıl aynılaştırıyoruz. Şöyle bir düşünelim, bu gün çokmu komünit örgütler var; hayır diye yanıtlayacağız. Bu soruyu, ama arkasında diyeceğiz'ki, 21 yy la gelene kadar iki tane enternasyonal geçirdi. 18'ci yy.da enternasyonal girişimi vardı, ve bunu başardi.Evet 21. yy.gelene kadar iki tane enternasyonal geçirdi. Onların deneyimleriylen yüklü bir durumdayız, ama şunu değiştiriyormu, yaşadığımız bu iki deneyim, dünyada komünüst örgütlerin sınırlı oluşunu değiştiriyormudur. Hayır değiştirmiyor. Marx'ın ve Engels'in yolunda yürümek niye geri olsun. Biz Marxist Leninist Komünistler, kendimize rehper edindiğimiz; anlayışı günümüz koşullarına uyarlayarak, politik gücümüzü güclendirmiş oluruz. Bu tarzlı düşündüğümüzde, hemen bu konuda girişimlerde bulunacağız. Bu şans hala kaçmış değildir. Bu gün dünyada tartışılan, ABD'nin gizli cezaevleri ve işkence uçakları üzerine yoğunlaşarak bir sonuç elde edebiliriz. Avrupada, dünya aydınlarını ve örgütlerini toplamak için girişimlerde bulunmalıyız. Bu hem Antifaşist, Antiemperyalist entenasyonalin ilk adımı olacaktir. Hem de emperyalizmin iyi bir teşhiri olacaktır. Bununla dünya çapında emperyalizmin paçavraya çevirilmesi anlamını taşıyor.Çünkü sadece ABD, bu gelişmeden sorumlu değildir.Avrupalı emperyalistlerde hava alanlarını kulandırdığı için hedef tahtasına oturtulacaktır.Aynı zamanda emperyalist, kapitalist ülkelerde hastanelerin ve doktorların işkence merkezleri olduklarını teşhir ederek. Vahşi kapitalizmin, emperyalizmin teşhirin de dönüm noktasını oluştururuz.Bu gelişmeyi teşhir ederek Antiemperyalist, antifaşist enternasyonali buradan hareketle inşa edebiliriz Bu bana ayit olan düşünceyi sanki kendilerine ayitmiş gibi lanse ettikleri yetmiyormuş gibi bunu ispatlayan, daha önce postaylan elime ulaşan gazeteyi çaresizliklerinin ürünü olrak konturgerilla emperyalizmine çaldırdı.Böylelikle bu sahtekarlarını hırsızlığını ifşa edemeyeceğimi sanan bir care konturgerilla emperyalizmin uşağı MLKP çaresizlikten son nefesini veriyor. DOĞANAY Gönderilme tarihi: 23 Mart 2011, 20:28
"bir soğan soyuluyor da yaşarıyor gözler, memleket soyuluyor aldırmıyor öküzler..." ŞAir Eşref'den.. Gönderilme tarihi: 07 Mart 2011, 18:59
"İSYAN" GİRESUN'DA TİYATROYA DAVET Karadeniz turnesine çıkan İzmir Yenikapı Tiyatrosunun sergilediği "İSYAN" isimli oyun Giresun'da,Vahit Sütlaç'ta 6.3.2011 Pazar günü,saat 18.30'da,Sokakbaşı mevkii, Gönderilme tarihi: 03 Mart 2011, 21:33
BEDAVA Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinamaların kapısı, Camekânlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava." Gönderilme tarihi: 04 Ocak 2011, 20:18
NİCE MUTLU YILLARA.. YENİ YILINIZI KUTLAR,SAĞLIK VE ESENLİKLER DOLU NİCE MUTLU YILLAR DİLERİM. ALİ DURSUN www.gorelesol.com Gönderilme tarihi: 31 Aralık 2010, 18:04
Osmanım'ın suç dosyaları * Kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımaktan 9 yıl hapis (Eyüp 1. Ağır Ceza 1995/78) * Ablasını öldürmekten 20 yıl hapis (Akhisar Ağır Ceza 1989/32) * Nüfus kağıdında sahtecilik yapmaktan mahkumiyet (Kırklareli Asliye Ceza 1998/215) * Öz yeğenini satarak fuhuşa aracılık etmekten 2 yıl 6 ay hapis (Erzurum 1. Asliye Ceza 1998/391) * Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması * Danıştay suikastinden müebbet hapis (Ankara 12. Asliye Ceza) İşte, Atatürk'e "İngiliz piçi" diyen Osman Yıldırım'ın suç dosyaları bunlar. İşte, Ergenekon Savcısı Öz'ün başının üzerinde gezdirdiği ve"Osmanım" dediği kişi bu. Böyle bir kişinin "gizli tanık" olması, vicdanen ve hukuken kabul edilemez. Danıştay suikasti davasının 27.6.2008 tarihli celsesinde Osmanım'ın söyledikleri: "Türkiye Cumhuriyeti devletini tanımadığımdan suçlamalarla ilgili savunma yapmayacağım. Ben Anadolu İslam devletinin bir vatandaşıyım. Müslüman vatandaşlar üzerinde baskı kurmak isteyen Cumhuriyet Gazetesi'ni üç kez bombalattım. Ayrıca Alparslan arkadaşıma Danıştay suikastini yaptırdım. İddianameye konu edilen sözleri de sarf ettim. İsim vermeden istinkaf ettiğim şahsı (Atatürk), "Kurtuluş savaşı vermemiş, satış savaşı vermiş" "İngiliz tetikçisi" ve "İngiliz piçi" olarak sıfatlandırdım." Şimdi bu kişi gizli tanık olacak, tanık koruma programından yararlanacak. Kendisine bir ev satın alınacak veya kiralanacak. Kendisinin ve ailesinin tüm ihtiyaçları karşılanacak İş kurabilmesi, için yüklü miktarda para ya da maaş verilecek Geçici olarak başka bir ülkeye yerleşebilecek Sizin vicdanınız buna razı oluyor mu? Lütfen mümkün olduğunca dağıtalım ki gerçekleri bilenlerin sayısı artsın Gönderilme tarihi: 10 Aralık 2010, 17:51
İŞSİZİN HAKKI,İŞVERENE NEDEN VERİLİR? Avrupa ülkelerinde çok eskilere dayanan işsizlik parası ve işsizlik yardımı,geçte olsa ülkemize’de geldi diye çok sevinmiştik. Ödeme süresi kısa ve ödenen miktar çokaz olduğu gibi,kurum'dan para alabilmekte bir haylı zordu. Zamanla noksanlıklar revize edilir ve kapsamı genişletilir diye düşünülürken,kaide dışı uygulamalara şahit olduk. “Geçtiğimiz 7-8 yılda,keban’a bir kürek harç konulmadı”sözleri üzerine,işsizlik sigortasından keban’a para aktarıldığı haberlerini gazetelerden okuduk..Nedense, konuyü gündeme getiren ne bir sendikacı,nede gazeteci göremeyince işçiler gibi bizde üzüldük. AVRUPA’DA UYGULAMA NASIL? Ülkeler arasında farklılıklar görülsede,genel olaral avrupa’da yaş ve çalışma süresine göre,işsizlik parası 2,5-3 yıla kadar ödenir. Ödenen miktar,normal maaşın %60-65 i kadardır. Bu sürenin bitiminde,işsizlik yardımı devreye girer ve ödeme kesintisiz devam eder..İşsizlik parası veya yardımı alanlar,işçi bulma kurumu(İşkur)un denetimi altındadırlar..Kurumca,gösterilen işe geçerli mazeret göstemeden gitmeyenlerin paralarına kısmi bir kesinti yapılabilmektedir. Öte yandan,Çalışmayı teşvik yasası gereğince işçi bulma kurumu(İşkur)işsizlere,aranılan vasıflara uygun mesleki eğitim imkanları sunar.Almanya,Hollanda ve Avurturya’da işsizlik sigortası bütçesi yetmemesi durumunda,çalışma bakanlığından para aktarılır… BİZDE HERŞEY TERSİNE.. Borçları yeniden yapılandırma,ismi altında getirilen torba yasada işsizlik sigortası fonlarının işverenlere kanalize edileceğiduyumları tepkiyle karşılandı..Eğer gaye işyeri açmak ise,kunuya Avrup'alılar gibi yaklaşılmalı ve işçinin hakkına el atmak yerine, yok pahasına giden Fındık için Sakarya,Çarşamba,Ordu ve Girsun bölgelerine çikolata fabrikası yatırımı yapanlara vergi indirimi ve %50 devlet katkısı sağlanabilir. Bunu yaparken,rekabet koşullarına uymaları ve üretimin %70-80 nin ihracata yönelik olması şartı getirilir..Bu yöntemle,hem insanına çalışaçak iş,hem fındık üreticisinin ürününe daha yüksek fiyatta Pazar bulunmuş olur. Devletin katkısı,vergiler ve sigorta primleriyle geriye döneceği gibi,çikolata ihracatından kazanılacak dövizde cabası..Yöre halkının,cebine para girdiğinde hayat şartları değişecek ve piyasaya belirli bir canlılık gelecek..İşçinin işini kaybettiğinde,alacağı paraya göz dikmek hoş bir uyglama olmadığı gibi,ahlaki'de değil… www.samsunhaberportal.com www.samsunhaber.gen.tr Gönderilme tarihi: 06 Aralık 2010, 20:50
CEP TELEFONUNUZ CALINIR VEYA KAYBOLURSA aklınızda bulunsun Cep telefonunuz çalınır veya kaybolursa.... *ÇOK ÖNEMLİ BİR BİLGİ...* *CEP TELEFONU HIRSIZLIĞINA SON... ...Kaybolan cep telefonunuzu nasıl kullanım dışı yapabilirsiniz? Cebinizin seri no'sunu kontrol etmek için ( * # 0 6 # ) tuşlayın. Ekranınızda 15 numaralı bir kod belirecektir. Bu numara cebinizin kendine has [imei] (IP) numarasıdır. Bir yere yazın ve emin bir yerde saklayın. Cebinizin çalınması durumunda cebinizin hattını sağlayan servise telefon edip bu kodu verin. > Böylece cebinizi bloke edebilirler. Hırsız sim kartını değiştirse bile telefonunuz asla çalışmayacaktır. Her kim çaldıysa cebinizi kullanamayacak veya satamayacaktır. Eğer herkes bunu yapsaydı cep telefonunu çalmanın anlamı kalmazdı. Telefon firmaları bu konuda insanları bilgilendirmemekle hırsızlara çalma cesareti veriyorlar. Herhalde yeni satış artışlarını düşünerek hırsızlığa ortak oluyorlar. Gönderilme tarihi: 26 Kasım 2010, 18:10
tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar sağlık,afiyet ve mutluluklar dilerim. Gönderilme tarihi: 24 Kasım 2010, 10:47
Sayın Calgon Türkiye Yetkilisi, Görele Sol web sitemizde Calgon hakkında yapılan haberin (http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberID=280) tarafımıza göndermiş olduğunuz (www.calgontabletdunyarekoru.com/tekzip.pdf) tekzip ile bağlantısı kurulamamıştır. Tekzipte 2009 yılı nisan ayında yapılan bir promosyonda farklı gramajdaki ürünlerin bir kısmının yanlış kutulamadan kaynaklandığından bahsedilmektedir. Oysa ki, TMMOB ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI İSTANBUL ŞUBESİ tarafından tarafımıza iletilen ve yayınladığımız haberde, ürünün içeriği ile ilgili bir açıklama olmadığı ve ürünün ekonomik olmadığı açıklanmakta. Konuyla ilgili olarak, eğer tarafımızca bir yanlış anlaşılma var ise, açıklayıcı bilgi ile bizi tekrar uyarmanızı bekliyorum. ilginize teşekkür ediyor, iyi çalışmalar diliyorum. Cem Bayraktar - www.gorelesol.com editörü Gönderilme tarihi: 24 Kasım 2010, 03:44
|
YAZARLAR
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
HAVA DURUMU |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||